2 Ağustos 2017 Çarşamba

Biraz Biraz


Hamur işlerine verdiğim uzuuuuun aradan sonra anneme giderken bir çeşit,  az zararlı olabilecek bir kurabiye yapayım dediğimde denedim ve biz bu kurabiyeye bayıldık.  Hatta bir ölçü fırında pişerken ben telefon konuşmasına daldığım için ancak kokular gelince yanmış olabileceğini düşündüm. O kadar ara vermişim ki kurabiyenin ne kadar çabuk piştiğini unutmuşum. Neyse kokuları duyunca baktım ki kavruk kavruk olmuşlar bir ölçü daha yapıp attım fırına.  Bu sefer başında bekleyerek tabii ki. Neyse ikinci parti tam kararında oldu. Bunlar elbette onlardan. Kayısılar mis gibi koktu,kıvamı ağızda dağılan bir kurabiye oldu. Yapımı kolay,az şekerli ve çooook lezzetli. Bir sonraki sefer ne zaman olur bilmem ama bir avuç da dövülmüş fındık eklemeyi düşünüyorum. Biraz biraz yapın yiyin yani. 






KAYISILI KURABİYE

MALZEMELER
150 gr sıvıyağ
1 tam yumurta ve 1 yumurtanın sarısı
3 yemek kaşığı pudra şekeri
1 su bardağı küçük küpler halinde doğranmış kuru kayısı
2,5-3  su bardağı un
1 paket kabartma tozu

ÜZERİ İÇİN
Hindistan cevizi
1 yumurtanın akı

YAPILIŞI

Yağ,yumurta ve şekeri iyice çırpın. Kayısıları ilave edin. Karıştırın. Un ve kabartma tozunu ekleyin hamur toparlanana dek yoğurun. 
Ceviz büyüklüğünde parçalar kopararak yuvarlayın ve önce yumurta akına sonra hindistan cevizine bulayarak yağlı kağıt serili tepsiye dizin. 180 dereceye ısıtılmış fırında kızarana dek 13-15 dakika kızartın. 









26 Temmuz 2017 Çarşamba

SUSAM HELVASI


Canınız tatlı mı çekti?, buzdolabının kapağını açıp raflar arasında yada her zamanki zulada ne var diye aranıyor musunuz? yoksa olanlar hiç istediğiniz gibi değil mi? Üzülmeyin. Tatlı krizine son. Evde susam ve pekmez varsa sorun yok. 

SUSAM HELVASI

1 su bardağı susamı hiç yağ koymadan yanmaz bir tavada güzelce kavurun. Aman fazla kahverengileşmesin. 1/2 çay bardağı pekmezi de yavaşça tavanın kıyısından ekleyin (kıyıdan, çünkü sıcak tavaya dökünce fokurdamaya başlıyor,elinizi yakmayın sakın) ve karıştırmaya devam edin ama ocağın altını artık kısın. Pekmez tüm susama iyice bulaşsın. 5 dakika yeter. Şimdi yağlı kağıdı büyükçe kesin. Bir kenarına doğru tavadaki pekmezli susamı kağıdın üzerine dökün. Yemek kaşığını hafifçe ıslatın ve tersi ile susam yığınını bir miktar düzeltin. Şimdi kağıdın diğer boş kalan tarafını elinizle hafifçe ıslatın ve susam yığınının üzerine kapatın. Ay! ne karışık anlattım. Yani kısaca susamları iki yağlı kağıt arasında merdane ile incelteceğiz. Islatmamızın nedeni de yağlı kağıda bazı susam tanelerinin yapışmaması. Bu arada biraz ılısın karışım ve yine ıslak bir bıçakla karışımdan dilediğiniz kalınlıkta ve şekilde parçalar kesin. Üçgenler,kareler yada dilimler olabilir. Size kalmış. İsterseniz soğuyunca kırın gelişigüzel olsun. Şimdi düz bir zemin üzerinde buzdolabına kaldırın ve soğumaya bırakın. Soğuduktan sonra servis edebilirsiniz. 
Ben ince yaptığım ve ev de cehennem sıcağı olduğu için kısa zamanda eğiliyorlar. 
Afiyet olsun. 



















24 Temmuz 2017 Pazartesi

MİDİLLİ MUHALLEBİSİ



            Bu muhallebi benim değişen zevklerimin bir kanıtı benim için. Adı muhallebi ama çoğumuz onu pelte olarak biliyoruz aslında. Biz küçükken anneannem yapardı sık sık bu muhallebiden. Avlusunda her daim olan ıtır yada turunç yaprağı ile aromalandırır üzerine de bol fındık gezdirirdi. Yedi çocuk onlarında üçer beşer çocuklarını sayarsanız bir koloni olurduk bayramda seyranda. Benim en keyifli zamanlarım dı onlar. Tüm kuzenler bir oraya bir buraya koşturur,şimdi ki çocukların yapamadığını yapar ve sokakta oynardık. Yakınlarda bir salyangoz fabrikası vardı. İşler ve yurt dışına gönderirlerdi o salyangozları. Arada firar edenler de olurdu tabii sessiz sessiz fabrikadan. Biz de elimizde bir çubuk peşine düşerdik o hayvanların. Hiçbir zaman öldürmedik onları yada başka hayvanları. Öyle yetiştirilmedik yada çok şükür öyle bir psikolojimiz olmadı. Sadece oynardık o salyangozlarla. Hayvanlarla en önemli temalarım da o günlerde olurdu zaten. Şehirde bulamazdık ki öyle fırsat. Şimdi ki kadar olmasa da yine evler yine sokaklar ama başka başka anılar. Bir ara onları da anlatırım yeri gelirse. Muhallebiden salyangoza nasıl geldiğimi de anlamadım ama toparlıyorum. 
            Evet sülalecek toplandığımızda anneannemin yaptığı tatlılardan biriydi bu. Laf aramızda dememe gerek yok. Hiçbir zaman saklamadım sevmediğimi bu tatlıyı. Pek yemezdim de zaten. Şimdi hatırlıyorum da iştahsız bir çocuktum ben şimdikinin aksine. Neyse dalmayalım yine. Yıllar yıllar sonra ben yaptım bu çok kolay tatlıyı. Ama ben gül suyu ile aromalandırdım ve üzerindeki findığı yağsız tavada biraz döndürdükten sonra hafif döverek servis ettim. 
            İnsanı anılarına götüren üç şey olduğunu okumuştum bir yerden. Birinin tat diğerinin koku olduğuna eminim de diğeri yanılıyorsam bağışlayın ama sesti galiba. Yediğiniz yemekler,aldığınız kokular,duyduğunuz sesler size hep güzel anıları hatırlatsın.




MİDİLLİ MUHALLEBİSİ

MALZEMELER
2/3 su bardağı nişasta
1 su bardağı kavrulmuş fındık yada içi badem
6 su bardağı su
yarım çay bardağı gül suyu
1 su bardağı şeker

YAPILIŞI
Beş su bardağı suyu şekerle kaynatıp, şurup kıvamına getirin. Bu arada nişastayı 1 bardak suda eritin ve kaynamakta olan şuruba katın. İyice koyulaşınca içine gül suyunu ilave edin ve ateşten alıp cam kaplara dökün. (Tarif deki nişastayı 1 su bardağı kullanarak piştikten sonra cam kaplar yerine cam bir tepsiye döküp, soğuduğunda dilimleyerek servis yapabilirsiniz) Ilınınca üstünü fındık yada badem içi ile süsleyin ve buzdolabında soğutup servis yapın. 









Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...